Masaj her yönü ile VİP MasaJ 'ta..
Aromaterapi Yazdır e-Posta
Yazan Administrator   
Çarşamba, 07 Temmuz 2004

Aromalı bitki özlerin kullanılması masajınıza tümüyle yeni bir boyut kazandırır. Çeşitli bitki ve ağaçlardan elde edilen bu konsantre özler, esanslar olarak bilinirler. Aromaterapi, uykusuzluk ve stresten akneye, deri sarkmasından depresyon ve sinirsel gerginliğe kadar uzanan birçok problemin çözümünde bu yağların sağaltım amaçlı kullanılması demektir.



Korkunun Gücü

İnsanlar, genellikle kokulardan ne denli güçlü bir şekilde etkilendiklerinin farkında değildirler. Oysa bir kokunun anımsatma gücü olağanüstüdür. Denizin yada annenizin parfümünün kokusuyla kendinizi anılarınıza gömülmüş olarak bulabilirsiniz. Bunun nedeni kokuların beynin, duygularımızla ilgilenen bir bölgesi tarafından yorumlanmasıdır. Korkular, ruh halimiz üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir, bu yüzden masaj yağına bazı esanslar ekleyerek masajınızın gevşetici ya da canlandırıcı etkisini arttırabilirsiniz.
Yakınlarda yapılan araştırmalar, bu bağlantının gücünü doğrulmaktır. Yale Üniversitesi’nde psikoloji ve psikiyatri profesörü olan Dr. Gary Schwartz, bellik kokuların kan basıncını düşürebildiğini görmüştür. Baharatlı elma kokusu ise özellikle etkilidir: Bu koku, sağlıklı deneklerin kan basıncını, gözle görülür ölçüde düşürmüştür. Diğer bilimsel araştırmalarda erik ve şeftali gibi hoş kokuların ağrıyı azaltabildiğini, yağlarının insanların ruh halini değiştirebildiğini göstermiştir: Yasemin, ylang ylang ve nane depresyonu giderebilmekte, sardunya ve bergamot asabiyeti yok edebilmekte, gül ve karanfil ise enerji verebilmektedir.

Sağaltım Gücü

Esanslar hakkındaki iddiaların çeşitliliği, hatta bazen bir yağ hakkındaki çeşitli iddialar bile karışıklık yaratabilir. Tek bir yağ hem sakinleştirici hem de uyarıcı olarak tanımlanabilir. Bir çelişki gibi görünen bu durum, şüphecilerin konuyu tamamen göz ardı etmesine yol açmıştır. Yine de, sinirsel gerginlikten yakınan bir kişi ilk olarak aromaterapi ile rahatlatılabilir, sonra da gerginlikten kurtulmanın verdiği bu yeni özgürlükle doğal enerjisini geri kazanarak canlandığını ve enerjiyle dolduğunu hissedebilir.

Tarihçe

“Sağlığın yolu, her gün aromalı bitki özleriyle banyo almak ve kokulu masaj yaptırmaktır.” Diye yazmıştı Hipokrat, MÖ 400 yılında. Tarih boyunca aromalı yağların kullanımına ilişkin sayısız göndermeler vardır.
Aromaterapi terimi, ilk olarak Fransız kimyager Gattefosse tarafından 1920’li yıllarda kullanılmıştır. Bundan birkaç yıl önce Gattefosse esansların sağaltım gücünü, laboratuarında çalışırken elini kötü bir şekilde yaktıktan sonra fark etmişti. Yanmış elini dalgın dalgın en yakınındaki sıvıya, bir kase lavanta yağına daldırdıktan sonra hayretle acının azaldığını ve yanığın da, hem tahmininden daha hızlı bir şekilde hem de hiçbir iz bırakmadan iyileştiğini görmüştü. Bu olaydan sonra, 1914-1918 savaşı sırasında yaralı askerlerle çalışırken yağların iyileşme sürecini hızlandırdığını gözlemlemişti. O zamandan beri de, aromaterapi giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.

Esans Alırken

Esansların fiyatları büyük farklılıklar gösterir: Küçük bir miktar lavanta yağına, aynı miktardaki gül yağına ödenen fiyatın çok daha azı ödenir.
Bunun nedeni, yaklaşık 200 kg. gül yaprağından sadece 1 litre gül yağı edilirken, 200 kg lavanta çiçeğinden 6 litre esans elde edilmesidir.
Yağın kalitesi kısmen yağın çıkarılma işlemine, kısmen de yağın kokusuna benzer daha ucuz bir yağla niteliğinin düşürülüp düşürülmediğine bağlı olarak büyük değişiklikler gösterir. Aromaterapi için en kaliteli yağları kullanmalısınız.



Karışım Hazırlanması

Esanslar çok yoğun olduğundan mutlaka seyreltilmelidir; yoksa yakıcı olabilir ve hatta alerjiye yol açabilirler. Bunları masajda kullanabilmek için taşıyıcı bir yağ içerisinde seyreltmelisiniz. En yaygın olarak kullanılan taşıyıcı yağlar badem, soya, üzüm çekirdeği, avokado, şeftali ve buğday tanesi yağlarıdır. Buğday tanesi yağı, E vitamini yönünden çok zengin bir antioksidandır ama koyu ve ağır olduğundan, kokusunu bastırmak için daha hafif bir taşıyıcı yağa bundan birazcık ekleyebilirsiniz.
İki – üç damla esansı, 5 milimetrelik bir çay kaşığı taşıyıcı yağda karıştırın. Daha fazla miktarlarda hazırlanacak bir karışım için 50 ml. taşıyıcı yağa 15-30 damla kadar esans ekleyebilirsiniz. Duyarlı tenlerde ve yüzde daha seyreltik bir karışım kullanın. Bunlar birkaç haftada bozulabileceğinden, bir kerede bu miktarı aşmayın. Esanslar genellikle çok yağlı değildir.; bunlar çabucak buharlaşan alışılmadık ölçüde uçucu sıvılardır, bu yüzden kullandıktan sonra şişenin kapağını kapatın. Hava geçirmez şişelerde, serin ve karanlık yerlerde saklayın. 

Yağlar

Bitkilerde doğal olarak oluşan yağların, bitkinin gerçek özü olduğu ve de hiçbirinin diğerine eşit olmadığı düşünülmektedir. Bitki metabolizmasının artıkları da olabilecek bu ürünlerin, tam olarak ne olduğunu hiç kimse bilmemektedir. Bunlar bitkinin değişik bölümlerinde oluşur ve dolaşırlar, örneğin akşamları çiçeklerde çok yoğun olan esanslar, sabahları yapraklarda toplanabilir. Bir bitkinin özel bir yerinden elde edilen bir esansın kimyasal ve tıbbi özellikleri, bitkinin ait olduğu kısmına göre farklılıklar gösterebilir. Örneğin portakal ağacı çiçeğinden elde edilen esans, insan vücudunda, portakal kabuğundan elde edilene göre çok farklı etki gösterir. Onun için yağları ve özelliklerini çok iyi bilmek gerekir.

Uçucu Yağlar (Essential Oils)

Dünyada her organın ve organizmanın gözle görülemeyen ve ölçülemeyen bir enerjisi (ruhu) vardır. Bitkilerde ise bu enerji, onların uçucu yağlarında saklıdır.

Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve bizim vücudumuzdaki hormonlara eş değerde bir görev üstlenir (canlandırıcı, ateşleyici, aracı). Bu uçucu yağ özleri bitkinin içinde dolaşarak ve hormonlarını şekerli ortamda birbirine bağlayarak, bitkinin bütün yaşamı boyunca, çok az miktarda üretilirler.

Uçucu yağ özleri, elde edildikleri bitkilerin yapısına göre insan vücudunda iyileştirici etki yaratır. Bu etkinin doğru elde edilmesi için gerekli miktarlarda ve uygun yöntemlerle uygulanması gerekir. Terapide kullanılan uçucu yağlar, kan dolaşımı yolu ile arzu edilen bölgeye ulaşırlar. Örneğin, baş ağrısı için kullanılan bir ağrı kesici ilacın, kan dolaşımı yolu ile sinir sistemine ulaşıp ağrıyı kesmesi gibi, aroma yağları da aynı etkiyi yaratır. Buradaki tek fark, aroma yağlarının sinirleri yatıştırmak yerine, ağrıya neden olan dengesizliğin düzelmesi için gerekli ortamı yaratmasıdır. Uçucu yağlar doğal ürünlerdir ve yan etkileri çok azdır. Doğru kullanılırsa farmakolojik ilaçlardan faydalıdır.

Temel Yağlar (Base oils)

Çoğu bitkisel özlü yağlar aromaterapide taşıyıcı yağ olarak kullanılabilir. Seçilen yağın yapısı ve tedaviye uygun olması alınacak sonucu güçlendirir. Genellikle yüz bölgesinde kullanılacak olan bir yağın hafif yapıda ve vitaminli olması, tedavinin etkisini güçlendirir. Örneğin yayoba yağı veya çayırnergisi yağı, ciltte genel yatıştırıcı ve iyileştirici etki yarattığı için, cilt problemlerinde kullanılması, tedavinin etkisini güçlendirir. Binbirdelikotu yağı, sinirsel gerginlik veya depresyon durumlarında uygulandığında çift etki sağlar. Buğday tohumu yağı ise, güçlü E vitamini içerdiği için yaşlı kişilerde uygulanması daha uygundur, vs. Burada esas olan bakım esnasında seçilecek yağın kişinin terapi amacına uygun olması ve terapinin etkisine uyum sağlamasıdır. Örneğin, uyarıcı bir terapide aşırı uyuşturucu etkideki bir yağ kullanılmazken, aşırı sinirli olan bir kişi tedavi ediliyorsa, ağır koku bırakabilen bir temel yağ seçilmemelidir. Örneğin; zeytinyağı.

Ana aroma yağları

1. Clary sage - Adaçayı.

2. Lavander - Lavanta.

3. Ylang Ylang - Kananga.

4. Chamomile - Papatya.

5. Peppermint - İngiliz Nanesi.

6. Rose - Gül.

7. Rosemary - Biberiye.

8. Sandalwood - Sandal.

Yüz ve vücut için kullanılan Temel Yağlar:

1. Susam yağı - Yayoba yağı (Tüm ciltlere uygundur)

2. Havuç yağı - Hawaii Ceviz yağı (Hücre yenileyici)

3. Sarısabır yağı - Çayırnergisi (Hassas yapılı ciltler)

4. Buğday Özü yağı - Zerdali Çekirdeği yağı (Olgun ciltler)

Aroma yağların kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Şimdi bunlara kısaca değinelim;

Aromaterapi alternatif koruyucu hekimlik sistemine dayanan bir tedavi yöntemidir. Önemli hastalıklarda doktor kontrolu olmadan tek başına aromaterapi kullanılmamalıdır.

Aromaterapi yapılan kişi aynı anda reçeteli bir ilaç kullanmakta ise aromaterapi tedavisi uygulanmaz. Zira belirli yağlar ilaçların etkisini nötrleştirir veya yan etki yaratabilir.

Önerilen dozun üzerinde bir doz kullanılmamasına özen gösterilmelidir.

Aynı yağı ve karışımı uzun süre kullanmamak gerekir.

Bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde farklı bir doz gerekir. Bazı yağlar ise asla kullanılmamalıdır.

Kullanılacak olan yağlar inceltilerek kullanılmalı ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdır.

Hassas olan ciltlerde kullanılacak olan yağın test edilmesi gerekir. Eğer herhangi bir reaksiyon oluşmaz ise o zaman yağ rahatlıkla kullanılabilir.

0-4 yaş grubu bebeklerde sadece lavanta ve papatya kullanılabilir. Kullanım dozu düşük olmalıdır.

4-7 yaş grubunda ise, lavanta, papatya, mandalina, gül ve palmarosa yağları çok düşük dozlarda kullanılır. Alerjisi olmayan çocuklarda hintdefnesi ve sedir kullanılabilir.

7-12 yaş grubunda tüm yağlar kullanılabilir. Kullanılan doz, yetişkinlerde kullanılan dozun yarısı kadar olmalıdır.

Güneşte ve solaryumla birlikte kullanılmaması gereken yağlar ise şunlardır: Bergamot, greyfurt, limon, ağaçkavunu, portakal, turunç, melekotu.

Yüksek tansiyonu olan kişilerde Biberiye kullanılmamalıdır.

Sara / epilepsi rahatsızlığı olan kişilerde rezene, ökaliptus ve kekik kullanılmaz. Biberiye ise çok az dozda kullanılır.

Şeker hastalığı söz konusu ise, ökaliptus, ıtır ve limon kullanılmamalıdır.

Hamileliğin ilk 4 ayında aromaterapi yağları kullanılmamalı, 4 üncü aydan sonra, papatya, lavanta, ağaçkavunu, turunç, palmarosa, portakal, hintdefnesi, fasturuncu hafifletilmiş dozlarda kullanılmalıdır.

Hamilelikte sakıncalı yağlar: (bu yağlar kas spazmına ve düşüğe neden olablilir) Karanfil, fesleğen, yalancı mirha, ardıç, biberiye, tatlı mercangüç, oğulotu, adaçayı, rezene, anason, servi, yasemin, hardal, karaturp, ingiliznanesi, kekik, gerçek melisa dır.

Saf olarak kullanımı sakıncalı yağlar, anason, hintlimonu, havuç tohumu, tarçın, karanfil, kekik ve kafur dur.

Toksik etkili ve hormon dengesini bozabilen yağlar ise, Amerikan pennyroyal, pennyroyal, mugword ve ruharuts dur.

Yüz bölgesinde kullanılması sakıncalı olan yağlar tarçın ve karanfildir.

Hassas ciltlerde sakıncalı yağlar: Tüm asitli yağlar. Fesleğen, rezene, hintlimonu, biberiye ve lemon verbena dır.

Aromaterapi tedavisini yavaşlatan nedenler:

1. Cilt tıkalı ve cansız ise, yağların emilimi zayıflar.

2. Kan dolaşımı zayıflığı yağların vücutta dolaşmasını yavaşlatır.

3. Stres oranı aromaterapi etkisini zayıflatır, kasların gergin olması tedavinin etkisini değiştirir.

4. Kabızlık ve vücutta toksik maddelerin artması. Aşırı kirli hava, sigara, alkol kulllanımı vs.

Tedavi yapılmaması gereken durumlar:

1. Ateşli hastalıklar ve ateş

2. Deri veya eklem iltihapları.

3. Bilinmeyen kaşıntı ve kızarıklıklar.

4. Ödem ve şişmeler (Bilinmeyen iltihaplı durumlar)

5. Yara bereler (Açık yaralar)

6. Spor yaralanmaları - Burkulmalar (Akut durumlarda)

7. Adele yırtılmaları veya bağdokusu zedelenmeleri.

8. Kırık kemikler.

9. Yanıklar (Açık yara söz konusu ise)

10. Varisler (direkt olarak üzerinde masaj baskısı uygulanmaz)

11. Kanser. Ancak bölgesel ise (masajla yayma söz konusu ise)

12. Yeni ameliyat ve yaralanmalar.

Son Güncelleme ( Pazar, 20 Aralık 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >