Masaj her yönü ile VİP MasaJ 'ta..
Kendini Keşfet Yazdır e-Posta
Yazan Administrator   
Pazartesi, 12 Nisan 2004

cmpisaj.jpgMasajla vücudunu keşfet
Hint mucizesi: Çampisaj
Çampisaj, yani aromatik Hint baş masajı, ayurvedanın bir parçası. Ayurvedaya göre masajın iki önemli fonksiyonu var: Biri, bedeni toksinlerden arındırması, ikincisi de hücre ve dokuları beslemesi. Çampisaj, üst beden, sırt, omuz, saç derisi, saçlar ve yüze özel aromatik özyağlarla uygulanan, kasları gevşeten ve kan dolaşımını hızlandıran bir masaj.
Stres gibi zararlı dış etkenler, üst beden ve baş bölgesinde enerjinin bloke olmasına yol açıyor. Sonuçları ise baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, depresyon ve kas tutulması... Çampisaj, enerji birikimlerini dağıtarak şikâyetlerin giderilmesinde yardımcı oluyor. Bu masaj üst bedendeki kas tutulmaları ve hareketsizlikten kaynaklanan eklem ağrıları, sırttaki nodüller, kronik boyun tutulması, baş ağrısı, migren, dökülme ve kepeklenme gibi saçla ilgili şikâyetlerde, yüzde ağrılar, toksin birikimi, anksiyete, huzursuzluk, gerginlik, endişe, uykusuzluk, konsantrasyon bozukluğu ve zihinsel yorgunluk gibi durumlarda etkili oluyor. 40 dakika süreyle oturarak uygulanıyor, istenirse özyağlar kullanılmadan kıyafetin üzerinden de yapılabiliyor.


Dört önemli nokta
Marma noktaları: 'Marma'nın kelime anlamı hayati ve saklı olan. Hint enerji sistemine göre bedenin enerji merkezleri bu marma noktaları. Akupunktur noktalarına benziyorlar, fakat daha büyükler, aralıkları da çok sık değil. Çampisajda bu noktalar basınç uygulanarak aktive ediliyor.
Akupresur: Bedende belirli enerji hatları üzerinde bulunan akupunktur noktalarını ovma, baskı ve başka uygulamalarla aktive edilmesi. Akupresurla, enerji akışı hareketleniyor.
Çakra dengeleme: Çampisajda çakralar bazı tekniklerle dengelenerek, bedendeki enerji akışı güçlendiriliyor.
Aromatik özyağlar: Çampisajda belirli özyağlar kullanılıyor. Defne, çam ve biberiye enerji veriyor, limon, greyfurt ve ardıç harekete geçiriyor, kakule, kişniş ve adaçayı dengeliyor, lavanta, kır papatyası ve ıtır sakinleştiriyor, portakal çiçeği, ylang ylang yavaşlatıyor ve günlük, mür, sandal ve tefarik zihinsel dinginlik kazandırıyor.
* * *

Kasların ilacı myoterapi
Myoterapi, kas katmanlarındaki zedelenmelerden kaynaklandığı düşünülen ağrı ve kasılmaları gidermek için uygulanan bir masaj tekniği. Söz konusu zedelenmeler örneğin trafik kazaları, spor kazaları, yapılan ters bir hareket sonucu oluşabiliyor ve sızı vücudun başka bölgelerine yayılabiliyor. Myoterapistler, zedelenmelerin olduğu noktalara elle masaj yaparak oradaki spazmı çözüyor. Uzmanlar bunu yaparken ilaç veya yardımcı araç kullanmıyor.
* * *

Toksinlerden arınmak için
Manuel lenf drenaj masajını anlatırken, bilimsel olarak kabul gördüğünü ve Avrupa ile ABD'deki hastanelerde uygulandığını hemen söylemek gerekir. Kişiyi rahatlatmak için yapılan bu masajda, refleksolojide olduğu gibi, eller dışında hiçbir yardımcı alet veya ilaç kullanılmıyor. Bu nedenle yan etkisi yok. Lenf drenaj masajı bedeni toksinlerden arındırıyor, lenf bezlerinin çalışmasını olumlu yönde etkiliyor ve vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor. Kilo vermek ve selülitleri gidermek için de kullanılıyor.
* * *

Ayaktan tepeye şifa rotası: Refleksoloji
Refleksoloji, bedenin tüm bölge, organ ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarının bulunduğu ayaklara yapılan bir masaj. Ayak özel bir teknikle basınç uygulanarak veya ovulup uyarılarak bedendeki enerjinin harekete geçmesi sağlanıyor.
Ayak masajında yardımcı hiçbir ilaç kullanılmıyor. Bu nedenle de refleksolojinin yan etkisi yok. Akupunktur gibi refleksoloji de sadece fonksiyonel rahatsızlıklarda başarılı sonuçlar veriyor. Örneğin bir yaranın iyileşmesini, kırık bir kemiğin kaynamasını sağlamıyor. Fakat hazımsızlık, regl döneminde sancılanma, stres, uykusuzluk, sırt ağrısı, romatizma, sinüzit, astım, siyatik ve prostatla ilgili rahatsızlıklara çok iyi geliyor. Hamileliğin ilk üç ayında refleksoloji tavsiye edilmiyor. Refleksologlar ayakları elleriyle muayene ederek, hangi bölge veya organın hasta olduğunu saptıyor, ardından da ayaktaki o noktaya el ve parmaklarıyla
basınç uyguluyor. Tabii masajı yapan kişinin anatomi ve fizyoloji bilmesi şart.
Refleksolojinin Çin'de akupunkturla birlikte keşfedildiği sanılıyor. Ancak Batı dünyası, bu yüzyılın başına kadar refleksolojiden bihaberdi. Onu Batı'ya tanıtan ise Amerikalı kulak-burun-boğaz uzmanı Dr. William H. Fitzgerald oldu. ABD'li doktor, Çinlilerden esinlenerek 'bölgesel terapi'
adını verdiği bir yöntem geliştirdi. 30'lu yıllarda 'bölgesel terapi'yi ayağa yoğunlaştırıp tüm dünyaya tanıtan ise Amerikalı masöz Eunice Ingham. Bugün Britanya, Belçika ve Fransa'da refleksoloji okulları var.
Daha yeni bir teknik olan el refleksolojisi de giderek yayılıyor. Soyunmak veya uzanmak gerekmediğinden, bu masaj yöntemi her yerde, her an uygulanabiliyor.
* * *

Bel ve boyun fıtıklarına son
Eski bir Çin masaj tekniği olan 'manipülasyon' tedavisi aslında osteopati, şiatsu, şiropraktik gibi bazı tekniklere verilen genel isim. Manipülatif tedaviyle boyun ve bel fıtıkları, kas spazmları, ensedeki problemlerden kaynaklanan baş ağrıları, omurga kilitlenmeleri ilaçsız ve ameliyatsız
olarak tedavi edilebiliyor. Hatta bazen manipülatif tedavinin bazı bağırsak ve mide rahatsızlıklarında başarılı sonuç verdiği oluyor.
Manipülasyon tedavisi uzmanı, hastalıklı bölgeye elleriyle basınç uygulayarak, döndürerek, gererek masaj yapıyor. Ancak yüksek tansiyon, kalp, akciğer ve şeker hastaları, bu uygulamaya başvurmadan mutlaka doktorlarına danışmalı.
Genellikle üç-yedi seansta sonuç alınan manipülasyon tedavisi Uzakdoğu ülkeleri, ABD, Avrupa ve Kanada'da oldukça yaygın. Türkiye'de pek bilinmemekle beraber Tabipler Odası'nın fiyat listesinde yeri var, yani resmen tanınıyor.
Türkiye'de manipülasyon tedavisi uygulayan birkaç merkez var, en çok bilineni Bursa'daki Fizik Tedavi ve Manipülasyon Merkezi. Tedaviyi yapansa aslında fizik tedavi uzmanı olan Dr. Ali Şahabettinoğlu.
Dr. Şahabettinoğlu, ihtisas tezini manipülatif tedavi üzerine yapmış, ayrıca İngiltere, Rusya, Japonya'da kurslar görmüş. "13 yıldır sadece bununla uğraşıyorum, manipülatif tedaviye talep çok olduğundan fizik tedaviyi artık uygulamıyorum" diyen doktorun verdiği bilgiye göre bu yöntemi özel sigortaların bir kısmı karşılıyor, bazıları karşılamıyor.
* * *

İskelet-kas koordinasyonu
Osteopati, ağrıları dindirmek, eklemlere yeniden hareketlilik kazandırmak için yumuşak dokuya (kas ve baş) elle yapılan özel bir masaj. Uzmanlarına göre, kas-iskelet sistemi koordinasyonu sağlanamadığında, vücut fonksiyonunu tam olarak yerine getiremiyor ve bu da ağrı ve sorunlara neden oluyor. Osteopati amacı kendi kendini iyileştirme gücüne sahip olan bedeni destekleyerek, iyileşme sürecini hızlandırmak diye özetlenebilir.
19. yüzyılın ortalarında ABD'li bir doktor olan Dr. Andrew Tyler Still tarafından geliştirilen osteopati, bedenin üç farklı alanında kullanılıyor. Kas-eklem sistemlerinin, iç organların ve bedenin merkezi kumanda sistemi olan beyin ile çevresinin tedavisinde. Eklemlerde ağrılar, kazalar, yaralanmalar veya ameliyatlar sonrası ortaya çıkan rahatsızlıklar,
alerjik ve kronik hastalıklar, akut ağrılar, hormon bozukluğundan kaynaklanan şikâyetler, çocuk ve gençlerin gelişim bozuklukları ve depresyon tedavisinde kullanılabileceği gibi kanser ve romatizma gibi hastalıklarda osteopatiye destekleyici tedavi olarak başvurulabilir.
Osteopatinin prensipleri ise şöyle özetlenebilir: 1. İnsan bir bütündür. 2. Beden kendi kendini iyileştirme gücüne sahip bir şekilde planlanmıştır. 3. Yapı ve işlev bağlantılıdır.
* * *

Omurga şikâyetine şiropraktik bire bir
Kelime anlamı 'elle tedavi' olan 'şiropraktik', omurga, sinir sistemi, kas, eklem ve bağlardaki bozuklukların teşhis, tedavi ve önlenmesi için omurga üzerinde yapılan tedavi şekli. Amaç, omurgasında şikâyeti olan kişilere, doğal yollarla yardım etmek. Ne var ki omurgadan kaynaklanan sorunların birçoğu farklı, örneğin kadınlarda regl döneminde aşırı sancılanma, kimi zaman kol ve bacaklara da vuran boyun, omuz ve göğüste ağrılar, baş ağrısı, migren, nefes alıp verirken zorlanma, sindirim bozuklukları şeklinde de ortaya çıkabiliyor. Bebekler bile şiropraktik yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Tedavinin temeli hareket özgürlüğü sınırlanmış eklemlere (omurga ve kalça eklemleri) yeniden hareketlilik kazandırılması. Kişinin duruş bozukluklarının düzeltilmesi, doğru hareket etmenin ve omurgayı destekleyecek birtakım egzersizlerin öğretilmesi hep şiropraktiğin alanına giriyor.
Şiropraktik, 1895 yılında ABD'li Daniel David Palmer tarafından geliştirildi. Başlı başına bir tıp dalı olan şiropraktoloji, nöroloji, dahiliye, romatoloji ve ortopedi arasında yer alıyor. Avrupa, Avustralya ve Kuzey Amerika'da omurga sorunları olan kişilerin yüzde 80'inin şiropraktoloğa gittiği belirtiliyor. Kimi ülkelerde (Almanya) alternatif tıbbın bir parçası olarak görülen şiropraktik, ABD, İsviçre, Danimarka, Fransa, Britanya ve Yeni Zelanda'da resmi onaylı bir tıp dalı.
* * *

Bedendeki ilacı harekete geçiriyor
Şiatsu, yani Japonca 'parmakla bastırmak', başparmağın ya da öteki parmakların uçlarıyla, avuç içiyle bedenin duyarlı noktalarına basınç uygulayarak yapılıyor. Bu duyarlı noktalara Japoncada saksı ya da kavanoz anlamına gelen 'tsubo' deniyor. Bu noktalar, yorgunluğun, stresin, rahatsızlığın biriktiği yerler ve kasların, kemiklerin, lenflerin, sinirlerin, salgı bezlerinin üzerinde bulunuyor. Bunlara basınç uygulamak aynı zamanda sinir sisteminin ve salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlıyor, hazmı kolaylaştırıyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor. Böylece hem bedenin kendi kendini koruma hem de iyileştirme enerjisi harekete geçiyor. Temeli Çin tıbbına dayanan Japon masaj tekniği olan 'şiatsu'da eller hem teşhis hem tedaviye yarıyor.
İki temel şiatsu metodu var. Biri, yukarıda bahsettiğimiz Tokujiro Namikoshi tarafından geliştirilen yöntem, diğeri de Uzakdoğu tıbbında beden-zihin-ruh bütünlüğü için önemli bir rol oynayan meridyenlerin baz alındığı, Shitsuto Masunaga tarafından geliştirilen Iokai yöntemi. İlginç olan, Çin tıbbının köklü bir geçmişe sahip olduğu Japonya'da, Çin tıbbının prensiplerini dışlayan Namikoshi yönteminin daha popüler olması ve devlet tarafından da ilk tanınan şiatsu metodu olması. Binlerce yıllık bir yöntem olmasına rağmen, Batı'nın şiatsu ile tanışması 1970'li yıllara rastlıyor.

 

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Temmuz 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >