Masaj her yönü ile VİP MasaJ 'ta..
Bunları Bilmek Önemli Yazdır e-Posta
Salı, 20 Mayıs 2008

Hamam deyip geçmeyin: Yüzün, hamama gidin. Ardından cildinize bolca maskeler yapıp sürün. Böylece deformasyondan çabuk kurtulursunuz. Selülit için 20 aspirin, 10 limon suyu çıkarın. Limon suyu kadar susam yağı karıştırın ve cilde masaj yapın. Varis için ara sıra haşlanmış lahana yaprağını sarmayı deneyin.

Baş Belası Varisler: Eğer sürekli ayakta dikilmenizi gerektiren bir işiniz varsa veya kilonuz fazlaysa, hele bir de kalıtımsal yatkınlığınız varsa, varislere karşı tedbir almanızda yarar var.

 El masajı ve bilyeler: Elinizdeki Enerji; Masaj son derece rahatlatıcı bir uygulamadır. Vücuda enerji kazandırarak iç denge sağlar. Masaj vücuttaki gerginlik ve tıkanmaları gevşetir, ruhumuz üzerinde stres giderici bir etkiye sahiptir.

(El masajı ve bilyeler)Bunun sebebi, bazı hareketlerin ve dokunuşların stres giderici hormon olan “oksitosin hormonunun” salgılanmasına yol açması ve aynı zamanda endorfin gibi mutluluk hissi veren bazı hormonların salgılanmasını teşvik etmesidir.

Örnek Resim   Konu masaj olduğunda ellerimiz hiç kuşkusuz ki en önemli silahımızdır. Ancak ellerimizi hemen hemen her şey için yoğun şekilde kullanırız. Ellerimiz ve beyin arasında iki yönlü doğrudan bir bağlantı vardır. Eller beynin verdiği emirlere göre hareket eder ve 1 cm3 başına 3.500 sinir ucu bulunan parmak uçları beyne sürekli olarak yeni mesajlar yollar. Bu oldukça önemli bir görevdir. O halde neden ellerimize de arada bir masaj yapmayalım? El masajı aynı zamanda kendinizi gerçekten harika hissettiren bir uygulamadır.

Ellerin Refleks Bölgelerine Masaj Yapmak

İki bilye kullanarak ellerinizde bulunan refleks bölgelerini uyarabilir ve bütün vücudunuza enerji akışı sağlayabilirsiniz.
Refleks bölgeleri iç organlara etki eden noktalardır. Örneğin parmaklarımızın elle birleştiği bölge göz ve kulakların refleks bölgesidir. Beynin refleks noktası işaret parmaklarının alt üçüncü boğumudur. İşaret parmağının ucundaki refleks bölgesiyle hafızanızı, serçe parmaklarının ucundaki refleks bölgesiyle çevrenizle ilgili algılarınızı harekete geçirebilirsiniz. Bunu nasıl mı yapacaksınız? Bilyeleri önce avucunuzda düzgün şekilde ileri geri yuvarlamaya başlayın. Daha sonra bilyeleri her bir parmak üzerinde yukarı aşağı hareket ettirin. Bunun ardından bilyeleri her bir avucunuzda yuvarlayın. Daha sonra bir bilyeyi işaret parmağınızdan orta parmağınıza doğru, diğer bilyeyi ise orta parmağınızdan yüzük parmağınıza doğru ileri geri hareket ettirin.

 Örnek Resim

Bilyelerle Zinde Kalın

İşte size başka bir egzersiz: Bir bilyeyi başparmağınız ve işaret parmağınız arasında, daha sonra başparmağınız ile sırasıyla orta parmak, yüzük parmağı ve serçe parmak arasında yuvarlayın. Daha sonra başparmağınız ile serçe parmaktan başlayarak aynı egzersizi işaret parmağına doğru tekrarlayın. Bu hareketi her iki elinizde de aynı anda uygulayın. Bu egzersiz koordinasyon ve konsantrasyonunuzu artıracaktır. Daha sonra bilyeleri bir süre parmaklarınızın arasında gezdirin. Bunun ardından bilyeleri bırakın ve parmak uçlarınızı birbirine bastırarak ellerinizi birleştirin. Daha sonra hızla ellerinizi çırpın. Son olarak da ellerinizi kurutmak ister gibi sallayın. Bu egzersiz kan dolaşımını hızlandıracak ve etkinleşen refleks bölgelerinizi tekrar uyaracaktır.

Varisler...

Belirli bir yaştan sonra, özellikle 65 yaşını geçen insanların yüzde 75'inde varis görülür. Kadın veya erkek olmanız fark etmez, varisler her iki cinsin ortak sorunudur. Varisler çoğunlukla ayak bileklerinde, bacaklarda, kalçalarda, vajinada ve anüste oluşur. Bazı insanların derisinde ise; örümcek ağını andıran, kısa- kesikince- çatallanmış kırmızı çizgiler görürüz. Bunlar kılcal damar çatlamalarıdır. Varis kan dolaşımının duraksaması sonucunda damarların deforme olmasıdır. Bu oluşumun en önde gelen nedeni, kan dolaşımının yerçekimine yenik düşmesidir. Yani varisler bir damar sorunudur. Kalp sağlığı için yapmanız gereken her şey, varisleriniz için de yararlıdır. Gerçi varisler büyük ölçüde tedavi edilebilir ama nedenlerini ortadan kaldırmazsanız yeniden geri gelirler. Bu nedenle aşağıdaki etkenleri dikkate almanızda yarar var.

Önce nedenleri ortadan kaldırın

Aşırı kilolu insanlar varise daha yatkındırlar. Vücut ağırlığının artması; bacakların yükünü artırır ve kanın bacaklardan yukarıya doğru hareketini güçleştirir. Dolaşım aksayınca, kan damarları varisleşmeye başlar. İşi gereği uzun süre aynı noktada sabit olarak ayakta duran insanlarda varis oluşması neredeyse kaçınılmazdır. Örneğin tezgahtarlar, öğretmenler, doktorlar bu gruba girerler. Yüksek topuklu ayakkabılar, baldırlardaki kasları sıkıştırarak kan dolaşımını aksatırlar. Bu durum varisler için uygun zemin hazırlar. Çok dar giysiler, özellikle aşırı dar pantolonlar ve sıkı çoraplar kan dolaşımını zorlaştırırlar. Anneniz, babanız ya da yakın akrabalarınızda varis varsa, daha dikkatli olmanız gerekir. Son zamanlarda çokça reklamı yapılan, vakumlu selülit tedavileri kılcal damarları zedeleyerek varisleşmeye neden olabilir. Aşırı güneşlenme kılcal damarları genişletir. Bu durum onların çatlamasına neden olur. Özellikle beyaz tenli insanların yüzünde, kılcal damar çatlamaları belirgin olarak fark edilir. Alkol ve fazla baharat tüketilmesi kılcal damarları genişletir. Kortizonlu kremlerin uzun süre kullanılması varislere neden olabilir. Kadınlık hormonları, özellikle doğum kontrol hapları ve menapoz tedavileri bazen varislere yol açabilirler.

Koruyucu önlemler: Varisleriniz varsa veya ailenizde varise yatkınlık olduğunu biliyorsanız, size birkaç tavsiyede bulunabilirim;

Kilo verin!

Kilonuz normalden fazlaysa, biraz zayıflamaya çalışın. Vücut ağırlığı azaldıkça, varis sorunu hafifler. Zaten fazla kiloların kimseye faydası yoktur. Onlardan kurtulmak için sayabileceğimiz nedenlerden birisi de varislerden korunmaktır

Varis çorapları yararlıdır

İşiniz uzun süre ayakta kalmanızı gerektiriyorsa, varisten koruyucu çoraplar giyebilirsiniz. Ancak varis çorabını giymeden önce, bacaklarınızı biraz yükseğe kaldırıp iki-üç dakika dinlenin.

Dinlenmeye zaman ayırın

Mümkünse günde en az 3-4 defa olmak üzere, 5-10 dakika süre ile ayaklarınızı kalbinizin seviyesine kadar kaldırıp dinlenin.

Hareket önemli
Düzenli yürüyüş veya egzersiz kan dolaşımını düzene sokar. Böylece varisleşmeyi veya mevcut varislerin ilerlemesini önler.

Sıcak sudan kaçının

Sıcak su damarların genişlemesine ve sorunların artmasına neden olur. Varisli bacaklara ılık-soğuk su ile şok uygulamak çok yararlıdır. Damarların büzüşmesini ve rahatlamasını sağlar.

Yüksek topuklar!

Ve tabii çok şık görünse de, yüksek topuklu ayakkabıların ve aşırı dar pantalonların kan dolaşımını zorladığı bir gerçek. Bir takı kadar şık duran bu ayakkabıları yanınıza alıp gittiğiniz davette giymeye ve sonra yine çıkarmaya ne dersiniz?

Tedavi yöntemleri

Varise karşı önlem alarak sorunları geciktirebilir veya hafifletebilirsiniz. Ancak varis ilerleyen bir hastalıktır, tedavi edilmesi gerekir. Varis tedavisi için birçok yöntem uygulanmaktadır. Bu amaçla kullanılan yöntemlerin en önde geleni Skleroterapi'dir, ama sadece bacaklardaki varislere uygulanır. Varisleriniz yüzeyde ise ve çok kötü durumda değilse skleroterapi etkilidir. Bu yöntemde varisli damarlara bir karışım enjekte edilir. Tedavi, damarın büyüklüğüne bağlı olarak, 34 haftalık aralıklarla birkaç kez tekrarlanır. Bazı varisler çok iri, ülserleşmiş veya kanamaya yatkındır. Böyle vakalarda cerrahi müdahale gerekir. Bu ameliyatın adı "Ligasyon" dur. Damar çatlamaları yüzümüzde de görülebilir. Bunun nedeni genellikle güneştir. Bazen sivilcelerin sıkılması da neden olabilir. Bunların tedavisi için elektrik akımı, lazer veya photo IPL yöntemi kullanılır. Tüm tedavilere rağmen yeniden varis oluşabilir. Bu konuda genetik yatkınlık belirleyicidir. Sonra varislere yol açan koşulları... Örneğin kilo almak, ayakta sabit durmak, yüksek topuklu ayakkabılar, kan dolaşımını yeniden zorlamaya başlarsa, varisler geri gelebilir.
Ayakta dururken
:
1-Uzun süre ayakta durmaktan kaçınınız.
2-İşiniz veya hobiniz devamlı ayakta kalmanızı gerektiriyorsa devamlı aynı ayak üzerinde durmaktan sakınınız, destek ayağınızı değiştiriniz.
3-Saatte bir 5-10 dakika hızlı yürüyüşler yapınız.
4-Parmak uçlarınızda yükselip ininiz.
5-Bacaklarınızda kan göllenmesini önleyiniz!

Otururken: 1-Uzun süre oturmaktan kaçınınız.
2-Alçak koltuklarda oturmayınız.
3-Otururken bacaklarınızı üst üste koymayınız.
4-Otururken ayaklarınızı hareket ettiriniz: ayak bileklerinizi önce saat yönünde, sonra ters yönde çeviriniz.
5-Ayağa kalkıp topuklarınızın üzerinde kalkınız ve tekrar basınız.
6-Saatte bir kalkıp 5-10 dakika hızlı yürüyüşler yapınız.

Bacaklarınızı uzatarak ve kaldırarak dinlendiriniz.
Evinize dönünce bacaklarınızı yüksek bir yere koyup güvenli bir yere dayayınız ve 20-30 dakika dinlendiriniz.
Çalışırken kendinize dinlenme fırsatları yaratınız.
Günde 3-4 defa 10-15 dakika bacaklarınızı kalbinizden yukarıda dinlendiriniz.
Bacaklarınız hafif yükseltilmiş olarak uyuyunuz.

Kanın geri dönüşünü kolaylaştırınız!

7-Sıcaktan kaçınmak….! Ani ısı artışı ve sıcaklık damarları genişletir.
8-Sıcaktan uzak durunuz. Sıcak banyolardan kaçınınız.
9-Banyonuzu bacaklarınıza soğuk suyla duş yaparak (şok) bitiriniz.
10-Türk hamamı, kaplıca, sauna, jakuzi, buhar banyosu, sıcak çamur banyosu uygulamalarından kaçınınız. Sıcak ağda kullanmayınız. (Ama Hamamda fazla kalmamak kaydı ile kese yaptırmanızda fazda vardır.)
11-Güneşte uzun süre kalmayınız. Güneş ve kum banyosu yapmayınız.

 Eğrezsiz:
1-Ilımlı kas geliştirme hareketleriyle damarlarınızı uyarınız!
2-Bol bol yürüyüş yapınız.
3-En iyi eğrezsiz yürüme ve yüzmedir. Önere bileceğim diğer spor dalları  bisiklet, dans, golf ve rüzgar sörfü 'dür.
4-Ayak kemerlerinde sürekli sarsıntı yapan hareketlerden kaçınınız. Tenis, duvar tenisi, yüksek atlama, aerobik, aletli jimnastik, halter gibi zorlu sporlar yapmayınız.
5-Asansör yerine merdivenden çıkmayı alışkanlık edininiz.

Giyim:

1-Kasık ve bacağınızı sıkan dar pantolonlar, korseler, sıkı body ve streç iç çamaşırları, sıkı külotlu çoraplar, dar boğazlı çoraplar gibi giysiler ile baldırları sıkı saran çizmeler giymeyiniz.
2-İyi duruş ve yürüyüş dengesi sağlayınız.
3-Yüksek ve düşük topuklu olmayan (3-4 cm topuklu) ayakkabılar giyiniz.
4-Gerekirse yumuşak ortopedik ayakkabı ve tabanlık kullanınız.
5-Kan dolaşımını engellemeyiniz!


Seyahatlerde:

1-Bacaklarınızı kıvırmadan, uzatarak oturabileceğiniz yer ve araçları tercih ediniz.
2-Uzun seyahatlerde mutlaka iki saatte bir mola veriniz. Molada yürüyüş yapınız.
3-Uzun uçak yolculuklarında saatte bir kalkıp hareket ediniz.
4-Doktorunuz  tavsiye ediyorsa seyahatlerde varis çorabı giyiniz.

Diyet:

1-Kilo almayınız ve kilonuzu normal sınırlarda tutunuz.
2-Ayak bileklerinde şişliği önlemek için alınan tuz miktarını azaltınız.
3-Kabız kalmayınız. Düzenli olarak lifli gıdalar, taze meyve ve bitkiler tüketiniz.

Bayanlar için!:

1-Gebelik durumunda toplardamarlarınızı kontrol ettiriniz.
2-Gerekirse gebeliğin son üç ayında varis çorabı kullanınız.
3-Doktor önerisi olmadan hormon (doğum kontrol hapları gibi) kullanmayınız.

İlk belirtilere dikkat ediniz!
Varisli bir damarı görmezden gelmeyiniz!
Ve vücudunuzun verdiği uyarıları dikkate alın….  Dar giyeceklerden kaçının, açık havada bol bol yürüyüş yapmaya çalışın. Önereceğim formül ise şöyle: 8 adet atkestanesini soyup rendeleyin. Üzerine çıkacak kadar susam yağı ve 25 gram biberiye yağı ekleyip, cam kavanozda, güneş gören yerde 15 gün bekletin. Sonra süzün ve çıkan yağ ile aşağıdan yukarıya doğru bacaklarınıza her gün masaj yapın. Ağrınız çok olduğu zaman da haşlanmış soğuk lahana yaprakları sarabilirsiniz bacaklarınıza...Varisler birçok insanın sorunu, daha oluşmadan önce veya rahatsızlığın başlangıcında önlem almak en iyisi... Çünkü ilerleyen vakalarda kişiyi epey uğraştırıyor. Size iyi bir damar hastalıkları uzmanına gitmenizi öneririm. Ayrıca artık aktarlarda elma sirkeli at kestanesi solüsyonu satılıyor. Bundan bir bardak suya 10 damla damlatıp içebilirsiniz. Sorunun ilerlemesini önleyecektir. Bir de varisli bölgeyi rahatlatmak için bir soğanı haşlayıp ezdikten sonra o bölgeye sürün, sarıp bir süre bekletin. Varis için ara sıra haşlanmış lahana yaprağını sarmayı deneyin.

Ah çatlaklarda olmasa:Çatlaklarınız için tavsiyem, eşit miktarda havuç, ceviz, badem ve servi yağını limon suyu ile karıştırıp, bununla o bölgelere masaj yapmanız. Selülit için de haftanın bir günü de olsa mutlaka kese yapıp kan dolaşımınızı hızlandırın, bitki çayları için ve temiz havada yürüyüş yapın. Saç dökülmesine gelince; 150 gram eritilmiş sığır iliği ile eriyen yağ kadar Hindistan cevizi yağını karıştırın ve saç dibine boya sürer gibi sürün. Masaj yaptıktan sonra streç filmle sarın, iki saat bekletin.Eşit miktarda çilek, badem yağı ve limon suyunu karıştırıp, bu karışımla cildinize masaj yapın. Yıkanırken zeytinyağlı sabun kullanın. Bir de 10 damla kayısı yağına bir E vitamini ampulü kırıp bu karışımı nemlendirici olarak kullanmanın yararı olacaktır. 

Mantar için :İ ki çorba kaşığı kına, bir çorba kaşığı şap tozu, bir çay kaşığı deniz tuzu ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını suyla karıştırın. Bu karışımı sorunlu parmağınıza sürüp sarın, bir gece boyunca bekletin. Sabah yıkadıktan sonra o bölgeyi limonla ovun.

Anti-aging yüz masajı: Özellikle menopoz dönemi ile birlikte yaşanan hormonal değişimlere bağlı olarak yüzümüzde beliren çizgiler ve sarkmalar, bacaklarımızda oluşan selülit ve deformasyon, belimizin kalınlaşması, bir türlü eritemediğimiz göbeğimiz elbette ki zaman zaman hepimizin eski resimlerimize bakıp derin bir "ahh!" çekmesine ve paniğe kapılmasına neden olmaktadır.

Şunu bilmeliyiz ki; doğanın kuralı gereği bu yıpranma süreci son derece doğal ve kaçınılmaz bir oluşumdur. Bizler bu dönemi en iyi şekilde geçirmek için üzülmek ya da paniğe kapılmak yerine tüm bu değişimleri yaşanmış yılların gerçek kanıtı olarak görebilmeyi öğrenmeli, hayatta ve sağlıklı olduğumuz için şükretmeliyiz. Ancak bu demek değildir ki kendimizi kapıp koyuverelim. Amacımız yaşımız ilerliyor olsa da bilim ve teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak, sağlıklı bir şekilde, kaş yapalım derken göz çıkarmadan, yaşlanma etkilerini sıfırlayamasak da olabildiğince aza indirmek ya da yıpranma oluşum sürecini yavaşlatmak olmalıdır.

Unutmayın ki doğru beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, sağlık kontrollerimizi aksatmadan yaptırmak, belirli aralıklarla cilt ve vücut bakımı yaptırmak size bu konuda çok yardımcı olacaktır.

Buradan yola çıkarak sizleri Anti - Aging yüz masajı hakkında bilgilendirmek isterim.

Anti - aging yüz masajı zamanla yüzümüzde oluşacak kırışıklık çizgilenme, sarkma, çöküntü ve lekelenme gibi yaşlanma belirtilerini en aza indirgemeyi ve oluşum süreçlerini olabildiğince yavaşlatmayı hedefleyen bir bakımdır.

 Anti - aging yüz masajı konusunda uzman ve deneyimli kişiler tarafından cilt yapısı ve kişinin cilt yapısı göz önünde bulundurularak 1 - 5 yada 10 seanslık kürler şeklinde uygulanmaktadır ve seans süresi 30 dakikadır.

Hücre yenilenmesini,

Dolaşımın hızlanmasını,

Kolajen ve elastin dokusunun güçlenmesini,

Cildin sıkılaşmasını ve yüz ovalinin ortaya çıkmasını,

Yoğun nem depo edici özelliği ile cilde canlı, parlak diri bir görünüm kazanmasını sağlayan anti - aging yüz masajı A- C - E vitamini, koenzim Q-10, Alfa Hidroksi Asit, Hyoluronik Asit,Lipozom, bakır, çinko, magnezyum, retinol içeren özel ampul, serum, krem ve yağlar kullanılarak yapılmaktadır.

Anti - aging ürünler içindeki bakır, magnezyum ve çinko ciltte nem tutma, C vitamini bağ dokusunu sıkılaştırma, E vitamini serbest radikalleri yakalama ve cildin erken yaşlanmasını önleme, koenzim Q 10 anti- oksidan etki sağlama işlevlerini göstermektedirler.

Uygulanan özel masaj teknikleri ile cilde son derece sağlıklı ve diri bir görünüm sağlayan bu masaj aynı zamanda çok keyifli ve dinlendiricidir.

Hintli kadınlar neden bu kadar güzel? Doğu’dan gelen güzellik sırları: Kadife gibi bir cilt, parlak gözler, gür ve canlı saçlar. Hintli kadınlar doğal güzellikleriyle dikkat çekiyorlar. Bu güzelliğin en büyük sırrı kullanmayı alışkanlık haline getirdikleri doğal bitki özleri ve yağlar. Hintli kadınların güzellik sırlarını keşfetmek istiyorsanız bu yazıyı  mutlaka okuyun. Hintli kadınların çoğu, günlük cilt bakımlarını kendi hazırladıkları krem ya da yağlarla yapıyorlar. Belki de onların ileri yaşlara kadar pürüzsüz bir cilde sahip olmalarının altında bu sır yatıyor. Çeşitli kozmetik firmaları tarafından üretilen ve doğal bitki özlerine sahip ürünler de cildinizde doğal bir ışıltı için tercih edilebilir. Clarins, Babor, Sothys, Biotherm ve Sisley gibi kozmetik firmaları da ürünlerinde bitki özleri ve yağları kullanıyor. Uzmanlara göre Uzakdoğu teknikleri kullanılarak yaratılan Digi-Estetique masajının tüm vücut bakımlarında kullanıldığı söylüyorlar .
Doğal ürünlerle peeling

Öğütülmüş tahıllar ya da fındık ve fıstık gibi çerezler, cildinizde yumuşak bir peeling etkisi yaratıyor. Hintli kadınlar, her gün taze bakım ürünleri kullanıyorlar. Onların bakımları için ihtiyaç duydukları şey ise; bir kap dolusu cildi yatıştıran gülsuyu ve pürüzsüzleştiren tatlı bademyağı. Yüzü ılık pirinçsuyuyla yıkamak, Hintli kadınların yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntem. Pirincin içeriğindeki magnezyum, B vitamini ve bakır gibi besleyici maddeler ısıyla birlikte suya karışıyor ve cildin ışıl ışıl parlamasını sağlıyor.

Kadife yumuşaklığında bitki yağları

Bitki yağları,sitemiz de ayrıntılı olarak bu yağların kullanımı verilecektir.  Hintli kadınların bakımlarında kullandıkları en temel ürünler olarak yerlerini koruyor. Hafif masaj darbeleri de, mikro sirkülasyonu uyararak yağların cilde derinlemesine nüfuz etmesini sağlıyor. Hintli kadınlar, yüz maskesinde özellikle sarı susamyağını tercih ediyorlar. Bu yağ, içeriğindeki zengin doymamış yağ asitleri sayesinde cildin yumuşamasını sağlıyor ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, cildin derinliklerine daha kolay ulaşması için susam yağının masajdan önce ısıtılmasını tavsiye ediyor. Eğer reçine ya da çiçek kokusundan hoşlanıyorsanız, içine birkaç damla yağ ekleyebilirsiniz. Bitkilerin cilt üzerindeki etkilerine gelince... Okaliptüs canlandırıyor, sandal ağacı gevşemesini sağlıyor ve ylang-ylang da onarıyor. İsterseniz, günlük masajınızı piyasada, aktarlarda satılan ve içeriğinde bitki özleri bulunan ürünlerle de yapabilirsiniz.

Saç Bakımları için:
Hintliler için gür ve koyu saçlar kadınlığın tacı. Yağ masajları ve doğal şampuanlar saçlara güç ve parıltı sağlıyor.
Rahatlatan baş masajları:
Aromatik Hint baş masajı olarak tanımlanan campisaj, Hindistan'da binlerce yıldır uygulanan bir yöntem. Hintli kadınlar gür ve parlak saçların sırının saç derisine yağlarla masaj yapılmasında saklı olduğuna inanıyorlar. Uygulama, son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz Ayurveda felsefesinden doğmuş. Ayurveda ;ya göre masajın iki önemli işlevi var; hücre ve dokunun beslenmesini sağlamak, bedeni toksinlerden arındırmak. Hintli kadınlar, saçlarını yıkadıklarında masaj yapmayı ihmal etmiyorlar. Baş bölgesine yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırıyor ve bu sayede besleyici maddeler saç köklerine daha iyi nüfuz ediyor. Hintli kadınlar bu yağlardan sadece daha sağlıklı bir yaşam için değil, aynı zamanda daha güzel görünmek için de yararlanıyorlar. Örneğin fesleğen saç derinizin canlanmasını sağladığı gibi, saçlarınızın parlamasına da yardımcı oluyor. Siz de ışıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak istiyorsanız birkaç damla fesleğen yağı, ılık jojoba ve susamyağını derin bir kabın içinde karıştırın. Bir yemek kaşığı yağı saçlarınıza ve saç derinize yayın. Parmaklarınızla hafifçe masaj yaptıktan sonra saçlarınızı iyice durulayın. Mis kokulu saçlar:

Bir cam şişeyi suyla doldurun. İçine birkaç damla en sevdiğiniz aroma yağından damlatın. Suyu, kuru saçlarınızın üzerine dökün. Saçlarınızın mis gibi kokması için, Hindistanlı kadınların sıkça kullandıkları gül ya da lavantayağını öneriyoruz.

Bademle temiz bir cilt:

Yumuşak bir peeling için: Derin bir kabın içinde, 2 yemek kaşığı iyice öğütülmüş bademi, birer tatlı kaşığı gülsuyu ve bademyağıyla karıştırın. Karışımı, üzerine süt ilâve ederek krem kıvamına getirin.
Peelingi yüzünüze sürün ve hafif dairesel hareketlerle cildinize 1 - 2 dakika masaj yapın. Şimdi cildinizi su ya da pirinç suyuyla durulayabilirsiniz. 
VÜCUDUNUZA AROMALI BAKIM
Hintli kadınlar, hem sağlıklarını hem de güzelliklerini korumak için banyo öncesinde aromalı masajların gücünden yararlanıyorlar.
Masajla baştan aşağı sağlık

Masaj, sağlıklı ve güzel bir vücut için anahtar kelime. Masajın etkisi artırmak amacıyla, tüm vücuda bolca özyağ sürülüyor. Ardından yavaş ve dairesel hareketlerle masaj yapılarak yağın tüm vücuda iyice nüfuz etmesi sağlanıyor. Hintli kadınlar, masaj sırasında baş döndüren kokusu nedeniyle çoğunlukla gülyağını tercih ediyorlar. Aroma özleriyle yapılan masaj cildin genç kalmasını sağlıyor, lenf akımını canlandırıyor ve vücutta oksijen alımını kolaylaştırıyor.
KOKULARIN ARMONİSİHintli kadınlar, her yıl, ilkbaharda güneşin dönüşünü ve çiçeklerin tomurcuklanmasını düzenli olarak kutlamayı adet edinmişler. Baharatların, çiçeklerin ve reçinelerin kokuları bu mevsimde tüm kadınları adeta bir kumaş gibi sarıyor. Kadınlar, birbirinden çekici kokularıyla adeta baş döndürüyor!

Sihirli çiçek banyosu

Rahatlamaya ihtiyacınız varsa, papatya, yasemin ve sandal ağacı tam size göre. Bunun için; dörder damla yağı küvete doldurduktan sonra iyice karıştırın. Küvette dinlenirken derin nefes alarak aroma yağlarının rahatlatıcı gücünden yararlanın. Bir cam şişenin üçte birine kurutulmuş gül yapraklarını ya da tomurcuklarını doldurun. Şişeyi, jojobayağıyla doldurun. Üzerine 10 damla gülyağı damlatın. Şişenin ağzını iyice kapayın ve üç hafta boyunca sıcak bir ortamda bekletin. Şişenin doğrudan güneş ışığı almamasına özen gösterin.

Canlanın

Işık geçiren bir cam şişenin içine 70 ml alkol dökün. Ardından 10’ar damla limon, gül ağacı ve portakalyağı ekleyin. Şişeyi iyice çalkaladıktan sonra 7 gün boyunca dinlendirin. Üzerine 39 ml su doldurun. İki hafta boyunca yeniden dinlenmeye bırakın.

Hint masajıyla gevşeyin

Her iki elinizin yüzük ve orta parmağını kaşlarınızın ortasına yerleştirin. Ardından sağ elinizin parmaklarıyla kaşınızın üzerinden sağ gözünüze, sol elinizle de sol gözünüze doğru masaj uygulayın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Sağ ve sol elinizin işaret parmaklarını burnunuzun başladığı bölgeye yerleştirin. Şimdi her iki parmağınızla, burun deliklerinizin yan bölgelerine yukarıdan aşağıya doğru masaj yapın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi yeniden kapayın, el ayalarınızı yüzünüze yerleştirin ve kulaklarınıza doğru gerin. Hareketi üç kez tekrarlayın.
İşin sırrı altın suyu masajı!

HOLLYWOOD dünyasının en sempatik yıldızlarından Sandra Bullock, güzellik sırlarını verdi. Haftada üç gün gül yaprakları ve sütle dolu küvette yarım saat dinlendiğini söyleyen Sandra'nın en ilginç ve bir o kadar da pahalı cilt bakımı ise ayda bir kere altın suyuyla masaj yaptırması.

 BU masajın her seansı için 5 bin doları gözden çıkartan Bullock, "Altın suyu cildin yaşlanmasını önlüyor" dedi. Sandra Bullock dışında Jennifer Lopez, Sharon Stone, Carmen Electra ve Madonna gibi birçok Hollywood yıldızının da düzenli olarak altın masajı yaptırdığı biliniyor. 
 


 

Son Güncelleme ( Perşembe, 26 Haziran 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >